Zirvede Bir Gün: Eğitimde Değişim Konferansı 2019

Çok kısa kişisel #EDK19 seyrim:

Zirvede Bir Gün

                                                                               

Eğitimde Değişim Konferansı. Süre bir gün. Onca atölye sunum ve panel arasından seç seçebilirsen.

Öğrenme aşkıyla dolu onlarca meraklıyla açılış için konferans salonuna geçiyorum. Güzel güzel konuşmalar: Ece Karaboncuk, Tuba Işık Eroğlu, Ömer Yahşi, Sinan Çam ve Uğur Batı…

Farkındalık, yenilik, değişim, cesaret ve umut dolu sözleri alkışlayarak sınıflara dağılıyoruz.

                                                                           

 İlk oturum 10.00-12.30 arası. Kafam karışık tabii, daha da karışsın istiyorum. Açım. Kulaklarım gözlerim öğrenmek, anlamak istiyor. 28 sınıf arasından yirmi sekizine de de girip oturmak istiyorum. Düşünüyorum… o halde mümkün değil. Son bir defa seçenekleri yoklayıp önce ikiye sonra bire…

 

 Birkaç yıldır lise grubu Felsefe derslerine keyifle girmek dışında, okulda rehberlik bölümlerine destek görevim var. Çalışmalarım öğrenci ve sınav koçluğu, mesleki rehberlik, kariyer danışmanlığı içeriyor. Hemen söyleyeyim saydıklarım hem kendimi yetenekli gördüğüm hem de  ilgilerimi barındıran alanlar. Ayrıca bunlara dair okuma yapıyor, fırsat buldukça eğitimlere katılıyor, belge ediniyorum.  10. sınıflara alan-ders seçimi; üniversite sınavına hazırlanan 11 ve 12’lere mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı yapıyor bu alanda kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Bu sebeple önce Çocuklar için Felsefe atölyesinden af dileyerek,  birgün buluşacağız sözüyle atölye, sunum, panel seçeneklerimi belirliyorum.  (4 oturumdan sonuncusu dışında kişisel program akışıma uydum.) Neyse açılştan sonra sıra şöyle:

 

 İlki KÖK Kariyer atölyesi: Kişiye Özel Kariyer belirleme üzerine. Kamil hocaya buradan sevgiler ve selamlar.

Kamil Kasacı’dan deneyimlerini dinliyor ondan kariyere dair makale, kitap, yazar ismi öğreniyor ve  not alıyorum. Keyifli bir etkinlikle alanına dair çalışmalar yapıyoruz. Güçlü yönler oyunu, kariyer checkup’ı gibi.

Hem kendim hem öğrencilerim için keyifli ve bilgilendirici ilk atölyenin süresi doluyor. Çıkmadan ayak üstü sohbet de ediyoruz. Bu sırada katılımcı özgün hoca kendi atölyesinden laf arasında bahsedip bizleri davet ediyor, son oturumumu burada işaretliyorum.

Öğle arası.

Öğle yemeğinde ayranla pilav atıştırdıktan sonra stantlara göz atarak bir iki tur dolanıyorum. Biraz da bina dışında hava aldıktan sonra 13.30’daki  Burcu Alagöz’ün sunumuna yöneliyorum: Beyin ve öğrenme.

                                                                                       

Öğrenme ve öğretme süreçleri ile burada bilinçaltının rolü önemli. Burcu hoca da buna değinirken kendi sınıfına uyguladığı yöntemlerden söz ediyor; Benlik algısının, beklentilerin, olumlamanın, iltifatın, gülümsemenin kendimizi ve öğrenciyi nasıl etkilediğini bize hatırlatıyor. Oyun, film ve kitap tavsiye ediyor. Sonrasında kısa keyifli bir sohbete tutuşuyor katılımcılarla…

 

 İçecek standından bir kahve kapıp konferans salonundaki panele koşturuyorum.

XYZ Kuşağı ve Sonrası: Ece Karaboncuk- Umut Kısa- Gökhan Yücel- Alp Köksal

Akıcı, sade, keyifli bir sohbet seyrediyoruz. Etkileyici bakış açılarını işitiyoruz. Yeni araştırma konularını ve takip edilmesi gereken insanları fark ediyoruz. Maalesef onlara ayrılan sürenin sonuna geliyoruz.

                                                      

Hangi ara saat 15.50 oldu diye söylenerek sabah tanıştığım Özgün hocanın

Okulsuzluğa Doğru Eğitimde Dijital Dönüşümün Hızının anlatılacağı salona geçiyorum.

 

                                                                                   

Dijitalleşmeye dair sarsıcı slaytlar, videolar birbiri ardına geliyor. Yaşanan değişimin eğitime, öğrenciye, öğretmene ve toplumlara etkisini irdeliyoruz. Araştırmalar, haberler, bilimsel veriler arasında özgün hocanın gerçekçi bir tavırla  dünyada olup bitenlerin farkında olmamız ve bunun üzerine düşünmemiz gerektiğini vurguladığını ve umudunu saat beşe doğru anlıyorum.

 

 Ayrılık vakti…Dışarda  Bodrum’a dönmek için servis bekliyor. Işıkkent eğitim kampüsünden ayrılırken duvardaki EDK19 afişini arkama alıp çektiğim selfiyi sosyal mecralara atarak eve yol alıyorum.

Daha okuyacak çok kitap, izlenecek çok film, öğrenecek çok şey var. Doyacağımı sanarken beni daha da acıktıran bu güzel Cumartesiye katkısı olan herkese teşekkürler. Görüşmek dileğiyle.

Web        : http://egitimkocu.mehmetbar.com.tr/tr/default.aspx

Linked In: https://www.linkedin.com/in/mehmet-bar-6772a3103/

Mehmet Bar