RÖPORTAJ: SİNAN ER HOCA İLE ÜNİVERSİTE İÇİN MATEMATİK

ÜNİVERSİTE İÇİN MATEMATİK: SİNAN ER HOCA İLE RÖPORTAJ (25 Ekim 2017)

 

Öğrenme yolculuğunda en güzel adımlardan biri Üniversite. Ve sınav buraya giriş biletiniz.  Malum Üniversite sınavında Matematiğin değeri de ortada. Bizler de adaylar için alanında tecrübeli Matematik Öğretmeni Sinan Hoca'ya sorularımızı yönelttik.

M: Öğrenciler tarafından sevilen sayılan bir hocasınız. Neredeyse günün tamamını kapsayan bir programınız var.

S: Matematiği sevmeyen insanın işi değil matematik öğretmenliği. Ben tüm gün matematikle meşgul olmayı seviyorum. Matematiğin mantığını anlamalı çocuklar, anlatmaya çabalıyorum.

M: Son günlerde gündemde olan sınav değişikliğinden söz edelim mi?  Sistem değişti ama Matematik aynı Matematik… Yeni Üniversiteye Giriş Sistemi için farklı düzey öğrencileri göz önünde bulundurursak neler söylersiniz?

S: Evet.. Bence Sınavın belirleyici kısmı 1. Aşama  yani Temel Yeterlilik Testi. Çünkü burada süre sıkıntısı var. Matematik için bunu yaratan faktör ise Problemler konusu diyebiliriz.

M: Onca konu varken neden Problem olsun?

S: Problemler çok uzun ve okuduğunu anlamaya yönelik. Problemler artık klasik soru biçiminden uzaklaştı.

M: Peki nasıl çalışmalı.. Problemleri ya da diğer Matematik konularını?

S : TYT  üniteleri için geriye yönelik tekrar çok önemli.Örn Öğrenci bir konu dinledi, çalıştı ve test çözdü. Tekrar aynı konu testi için aradaki süre maksimum iki hafta olmalı. Ancak böyle  bu konuyu unutmayacaktır.

M: Biraz daha açar mısınız bu bahsinizi hocam?

S: Benim kafamdaki sistem… Örneğin, aday Ekim’de Mutlak Değer çözdüyse (1 kaynaktan) sınava kadar her hafta olmadı iki haftaya bir  Mutlak Değer testi çözmeli ki unutmasın. Ekimde Mutlak Değerden 6 kaynak bitirince sınavda yapma ihtimalini arttırmış olmuyorsun. Zamana yayıp pekiştirerek ilerlemelisin.

M: Bu yeterli mi peki Sinan Hocam?

S: Bir  konuyu çalışıp buna dair 3-4 test  çözdükten sonra özellikle çıkmış sorulara bakılmalı. Aday ÖSYM'nin mantığını böylece kavrayacak. Yalnız burada önemli husus  konu kavrandıktan sonra çıkmış soruların çözülmesi.

M: Sınavda toplam konu ve soru sayısı dengeli mi sizce?

S: Toplam 80 soru var. Kesin olmamakla birlikte  bunun 20’si Geometri diyelim.  Kalan 60 soruiçin  1.  aşamada 25 kadar konu çıkıyor. 2. aşamada bu konulara  ilaveten  6 kadar konu daha olacak diyebiliriz.

M: Diğer branşlarla kıyaslayınca iyi gibi.

S: İyi ama.. Misal yayıncılar föy çıkartıyor. Tek konuluk İnce kitapçıklar. Trigonometri kendi  içinde bir sürü konu. Yani toplamda 6 föylük kitapçık düşünün. Yani konu içinde konu.

M: Şu soruları çok duyuyoruz: Matematiği nasıl öğrenmeli? Günde kaç saat çalışmalı?

S: Çocuktan çocuğa değişir tabii. Fakat şuna inanıyorum günde toplamda kaç saat çalışıyorsa şu sınav sisteminde bunun en az yarısı  Matematik olmalı.

M: Peki nasıl çalışmalı?

S:Yine şu  anki sisteme göre konuşmak gerekirse: Maalesef soru odaklı çalışılmalı. Önce  konu bilgisi sonrasında  soru havuzunu arttırmalı.

M: Süre için  çok önemli demiştiniz,  peki sınavda süreyi nasıl kullanmalı?

S: Çocuk soruyla karşılaşt diyelim. Şimdi daha önce bunu görmüş mü hızlıca anlamalı. Görmemiş ise boş bırakıp süresi kalırsa dönüp bakmalı. Bir soruyu boş bırakıp bırakmayacağını anlama süresinin  15 saniyeyi geçmemesini öneriyoruz.

M: Test  tekniklerinden Turlama yöntemini kullanacak diyorsunuz yani.

S: Evet. Fakat Problemlerde soruya bakınca kolay ya da zor hemen anlaşılamayacağından ya direkt boş bırak  sonra bak ya da uğraş dur.

Bu arada Problemi okurken matematiksel işleme dökmek değil okuduktan sonra kritik noktayı anlayıp işleme dökmek gerekir. Sonuçta sınavda belirleyici olan problemler.

                                                                                     

M: Peki Matematik kaygısı nasıl azaltılır, önyargısı nasıl kırılır?

M: Önce çocuk çözebildiğini hissetmeli. Bu nedenle çok basit kaynaklarla işe koyulmalı. Sonra zora doğru ilerleyip bunu aşabilir.

( Bu noktada hocamız  basitten zora kaynak önerilerinde bulundu  fakat yazımızda  yer veremiyoruz.)

Yeni başlayanlar, Matematiği hiç bilmiyorum diyenler için yayınlar basit olmalı ayrıca özellikle çözümlü soru bankaları idealdir.

M: Son olarak, öğretmenin tüm bu süreçte öğrenciye etkisi var mı?

S: Öğretmenin öğrenciye etkisi %30'dur.  Kalan %70 öğrencinin verimli ders çalışması ile ilgilidir.  Fakat ilk %30 yoksa  ya da etkili değilse %70  çok fayda etmeyebilir, boşa kürek sallamak gibidir. Öğretmenin ilk etkisi %30  gibi  fakat öğrencinin bireysel çabasıyla birlikte hissedilen oran %50 olur diyebiliriz. Hava durumu raporundaki gibi yani, 30 derece sıcaklık var fakat hissedilen  50 derece. Sonuçta  %70'i destekleyen  faktör de yine öğretmendir.